Biyografi

Sabiha Rana

Bir Temmuz akşamında, İstanbul – Eyüp Sultan’da dünyaya gözlerimi açmışım.
İlk ağlamayla birlikte, ilk gülümsediğim varlıklar olmuş melekler ve tüm sevdiklerim.
Allah da biliyor ya, her daim varlıklarını hissettiğim ve her aldığım nefeste ruhuma estiklerindendi “melekler yüreğinizden öpsün” demelerim.
Her şey dediğim ama gücümün her şey olmaya yetmediği bu hayatta, gülümsemelerimin, gözlerimin buğusuna oturmuş hüzünleri de vardı.

 

 

İlk Okulun dördüncü sınıfındaydım.

Babamı, bizlere, ailesine sağlayacağını düşündüğümüz daha iyi yaşam koşulları için Almanya’ya yolcu ettik. Yaz dönemlerinde hasret giderdiğimiz babamı özlerken, yirmi yıl boyunca her bir şeyimiz olmak için çabalayan annem ve iki kız kardeşimle birbirimizin hayatlarının koruyucu melekleri olduk. Çerkez bir annenin üç kızından biri olarak ben de diğer kardeşlerim gibi Allah’a ve duanın verdiği güce olan inançla, gelenek ve göreneklerime bağlı olarak büyütüldüm. Özlem bir yanda, annemin çabası bir yanda, hayatta korkmadan, yılmadan çocukluktan gençliğe geçerken, dualarıma dileklerim, dileklerime emekleyen kalemim, emekleyen kalemime yazdıklarım eşlik etti.

 

Yaşamımda gerçeklerle hayallerin farklı kapılara nasıl açıldığını gördüm. Hayalim gazetecilik okumaktı ama yaşamın bana açtığı gerçekler kapısında ilerlerken, kaderim beni, Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüsüne götürdü. İki yıllık ‘’Moda Tasarım’’ okudum.
Biçki dikiş hocası olarak yaşamıma devam ederken, hayatın içinden olan yazılarımı kendi halimde kaleme almaya devam ediyordum.
Aradan yıllar geçti, Milliyet Gazetesinin internet sayfasında yazılarımı paylaşmaya başladım. İşte bu başlayış içinde, Gazetecilik ve İletişim üzerine (iki yıllık) aldığım diploma sonrası benden mutlusu yoktu.

 

İnsan ilişkileri üzerine paylaştığım yazılarımda sorumluluğu ağır bastığından olsa gerek hep bir eksiklik hissederim. Sırf bu yüzden ‘’ölene kadar öğrenmeye devam’’ prensibini ilke edindim.

Newport Uluslararası Koçluk Enstitüsünde uzaktan eğitimimi tamamlayıp NLP ve yaşam koçluğu üzerine (İngilizce Türkçe) diploma sahibi oldum.
Alınan bütün diplomalar, keşke insanlığın lisansını tamamlamaya yetseydi.
Ben sadece yaşarken öğrendiklerimi doğru aktarabilmem için, bu eğitimleri aldım ve almaya devam ediyorum.

 

‘’Bilgi paradan üstündür’’ sözüne inandığım için, (öğrenci, aile, yaşam, ilişki, sağlık (diyet) koçluğunun yanında vücut dili ve nefes, liderlik eğitimi) öğrendiklerime ilaveten bu eğitimleri de alarak yazdıklarıma zenginlik katmak istedim.

Hayata dair bir gerçek var ki o da her canlının diğer canlıya ihtiyacı olduğu…
İşte bu yüzden ‘’Her şey bir düşle başlar’’ dedim ve gelirini “Türkiye Sokak Çocukları Vakfı” yararına armağan ettiğim “Beyaz Düşler” isimli ilk (şiir) kitabımı (Yıl 2002 ) çıkardım.

Milliyet blog (ağ güncesi) yazarları olarak çıkardığımız “Acımadı ki” ve “Anadolu’dan Seçme Öyküler” adlı kitaplarda “Yine Boza Alıp İçer miyiz Anne?” isimli öykümle yer alarak yardım ellerimizi,
“Soma Spastik Engelliler Derneğine” ve Kırkağaç’ta derme çatma bir kulübede yaşayan yaşlı bir adamın evini onarmak için uzattık.

İngiltere ve İsviçre’de Türkçe basılan günlük gazete ve dergilerde yazılarımla yer aldım. Türkiye’de; ‘’Kahve Molası’’, ‘’Rengarenk Kırmızı’’ (Bağımsız Kadın Dergisi) Yavru Vatan Kıbrıs’ta da ‘’Kıbrıs Vogue Magazin’’ dergilerinde yazılarım yayınlandı.

Şu an, Yerel Haber, Zeyna Gazetesi, Beylikdüzü Gazetesi (Yerel Basın) okurlarımla buluşmaya, internet seçkilerinde (antolojilerinde) şiirlerim ve yazılarımla yer almaya, haftanın belirli günlerinde Şiron Yaşam Merkezinde danışmanlık hizmetiyle birlikte seminerlerime devam ediyorum.

Sizlerle buluşmama sebep olan içimdeki yazma aşkına ve emekleyen kalemime ne kadar şükür etsem azdır… Yazdıklarımı okuyan sizlere en kalbi teşekkürlerimle.

Haydi! Uzatın şimdi yüreklerinizi , meleklerle birlikte ben de öpeyim.

Sabiha Rana