Ana sayfa Genel Ölüm Teklif Ediyorum..

Ölüm Teklif Ediyorum..

329
0
PAYLAŞ

Ölüm Teklif Ediyorum!

Düşlerimin sarhoşluğundayken (her zaman ki gibi) kendimle konuşuyordum …

Beni kendime teklif ediyordum….

Ne iyi ettin de geldin… Özlem sendin benim için… Hep karşımda hayalin vardı, bu gece sen…

Karşımdasın… İki dudağımın arasından çıkacak kelimelere nedense bu gece tutuklusun…

İşte sana son sözlerim; ‘’ölüm teklif ediyorum! Benimle ölür müsün?’’

Çok bekledim senimi…

Oysa ne armağanlar sana dünya gözüyle; denizlerle pembe balıklar, göklerle mavi kuşlar, toprakla sarı çiçekler sunacaktık… Hepsi de Yunus diliyle…

İyi ki geldin…

Senin için, Azrail’den ödünç aldım ruhumu bu gece…

İstanbul semasında, sabaha son sefere, uçup duruyorlardı ruhlar hep birlikte…

Sımsıkı sarıldım ruhuma,… Sen gitmeden bırakmayacağım, niyetim yok terk etmeye…

Ellerim yakaladı, yüreğim avuçladı, kaçıp geliverdik işte… Sözler, kelimeler, teslim oldular bana bu gece…

Geçirdim senelerin uykularını elime, üç beş nöbetlerine koşuyorum şimdi…

Ruhum sımsıkı ellerimde, derman kalmasa da bedenimde, gece arkamda kalıyor, kavuşamadığımız adımlarım da çıkamayacağım sabaha daha da yakınlaşıyorum…

Geçen geceler içinde çoktan yakalamış olmalıydım seni… Elimde olsaydı hiç başlamamalıydım sensizliğe…

A benim ciğerim…

Yine kağıtlara teslim oldu kalemim… Hiç görmedin, görme de … Satırlar arasında şimdi, gözlerimden kan yerine damlayanlar…

Gönlümün odalarını gezdiğimde hepsi senli hatıralarıma zindanlık ediyor. İçim kırık olmaz mı?

Ruhum harpten çıkmış gibi yorgunum… Yıkığım… Bir miladi viraneyim…

Bir gün, gözlerimdeki eksik bakışları sormuştu yaşlı bir teyze… Sen hiç bilme, gözlerimdeki sensiz halimi…

O hal bile yeterdi… Gerek yoktu milyarlarca yıl kahır çekmeye…

‘’İşte’’ dedi. Yaşlı teyze; ‘’hak etmiyor gözlerinin derininde ki yere batmış bakışın, sadakatsizlik şerbeti içmeye… Düşmüşsün sanki kör kuyunun dibine, çırpınmaya çalışsan da dışarı fırlayan, gözlerinde ki o ifaden… Bir dirhem sevgisizlik bile yeter, yok etmeye, yeryüzünün dullaşmış sancısını…’’

Anlayacağın, sevgiyle açtığım bütün kapılar tek, tek, çarptı yüzü olmayan yüzüme…

Herkes bir yol buldu kendine yolsuzluk içinde…

Bugün, senden evvel, bütün canlarla helalleştim… Kuşlar, çiçekler, böcekler, bütün ailem ve akrabalarım birer, birer.. .

Bir tek, sen ve ben kaldık…

Gecenin içinden sabaha inen yoldan gittikçe uzaklaştığım beden elbisemden …

Bugün herkes yanımda… Bir tek beni göremedim… Bir de o yaşlı kadın… Ninem…

Sabiş neredesin?

Yıllardır… Günaydın ve akşamına iyi geceler… Meğer içimi boşaltmışım ben… Şimdi bakıyorum içime… Hiç eser yok senden… Sen hiç olmadın bende… Söylenmemiş sözlerimde, tutulmamış ellerimde, yaşanmamış günlerimde… Kalbimin kalbinde de olmasaydın keşke…

İkimiz olabilseydik seninle… İşte o zaman ışıldardı gece gündüz… Sevdiğim yıldızlar, yarenlik ettiğim ay, sevdalısı olduğum, ‘’güneşim’’ dediğim yanımdan ayrı olmazdı kim bilir… Yalnızca sen olurdun bana eş…

Şimdi yanımda ben varım… Birde yalnızlığım… Bir de, hiç tatmadığım o haz!

Artık gidiyorum …

Söylemediğim günaydın, diyemediğim iyi geceler, hepsi sana…

Neden diye sorma!

Gönlümde kalan, tek kilitli odaya boylu boyunca uzanmışım, yanımda olmayan sen (!)

‘’Hoşça kal’’ bile diyemiyorum… Boğazımdan düğümleniyorum…

Başımın üzerinde ruhlar uçuşuyor… Uzaktan bir ışık görünüyor… Elimi tutan ninem… Gülümsüyor …

Soruyorum! ‘’Nerede dedem?’’

Sabiha Rana

2017 Ekim Dünya Yılı

***Kastedilen ‘’ölüm’’ bedeni değildir!

***

PAYLAŞ
Önceki makaleBir yaz yazısı masalı…
Sonraki makaleKadın Kadına
Gazeteci - Yazar (NLP Uzmanı - İlişki ve Yaşam Koçu) Yaşarken dünyayı dolaşmayı, topraktan güneşe el uzatanlarla sevgimi paylaşmayı seviyorum. Her insan ayrı bir dünya. İçinde yüzülesi kadar derin. İnsan dünyalara ulaşarak evrenin öteki yüzüne geçip, yıldızları bir de oradan izlemeyi düşlüyorum.

Bir Cevap Bırak

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin